Ürdün'de “Belgelerle Tarihi Hicaz Demiryolu” Sergisi Açıldı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Yunus Emre Enstitüsü (YEE) işbirliği ile düzenlenen "İstanbul'dan Hicaz'a: Belgelerle Hicaz Demiryolları" sergisinin açılışı Ürdün’ün ikinci büyük şehri İrbid’te gerçekleştirildi.

TİKA ve YEE işbirliği ile geçtiğimiz haziran ayında öncelikle Başkent Amman’da düzenlenen serginin ikinci durağı Ürdün’ün önemli şehirleri arasında yer alan İrbid oldu. Serginin açılışı 19. yüzyılda Osmanlı kalesi olarak inşa edilen Dar As Saraya Müzesi’nde T.C. Amman Büyükelçisi Murat Karagöz tarafından yapıldı.

Açılış konuşmasında, 2020 yılının “Türkiye Ürdün Karşılıklı Kültür Yılı” ilan edildiğini hatırlatan Büyükelçi Karagöz, bu kapsamda etkinlikler düzenlenmeye devam edileceğini belirtti.

Karagöz, TİKA tarafından Amman Tren İstasyonu’nda restorasyon çalışmalarının yürütüldüğünü ve Hicaz Demiryolu’nun tarihinin anlatılacağı müzenin inşasına devam edildiğini sözlerine ekledi.

Etkinlik kapsamında Osmanlı arşivlerinden günümüze ulaşan 100’ün üzerinde belge ve fotoğraf sergilendi. Sergide Hicaz Demiryolu’nun yapımı için II. Abdülhamid tarafından başlatılan bağış kampanyasına Osmanlı toprakları içinden ve dışından destek verenlere dair belgeler, telgraf örnekleri, resmi yazışmalar, tarihi haritalar ve fotoğraflar yer aldı.

Etkinliğe Arap ve Türkmen aşiretleri mensupları, iş adamları, akademisyenler, devlet yetkilileri ile İrbid’te ikamet etmekte olan Türk ve Ürdünlü misafirler katıldı.

Hicaz Demiryolu

Sultan II. Abdülhamid Han’ın Hicaz Demiryolu hakkında “Benim eski rüyamdır” dediği 1900-1908 yılları arasında Şam ile Medine arasında inşa edilmişti. Şam’dan Medine’ye doğru inşasına başlanan hat, 1903 yılında Amman’a, 1904’te Maan’a, 1906’da Medayin-i Salih’e ve 1908’de Medine’ye ulaşılmıştı.

Demiryolunun inşaatı aşırı sıcak, kuraklık, su sıkıntısı ve kötü arazi şartlarının getirdiği tabii zorluklarla rağmen kısa kabul edilebilecek bir sürede tamamlanmıştı.

Döneminin en önemli projelerinden biri olan Hicaz Demiryolu, Dünya’nın farklı coğrafyalarında yaşayan Müslümanlar tarafından Osmanlı’ya ulaştırılan bağışlarla gerçekleştirilerek Müslümanların birliğini simgeleyen bir eser haline dönüşmüştü. Demiryolunun finansmanı 1/3’ü bağışlardan, 2/3’ü diğer gelirlerden sağlanmıştı.

Demiryolu, Osmanlı İmparatorluğu için önemli askerî, siyasî, iktisadî ve toplumsal sonuçlar doğurmasının yanı sıra, hattın hizmete açılması ile Suriye’den Medine’ye yaklaşık kırk, Mekke’ye elli gün süren uzun ve tehlikeli hac yolculuğu dört beş güne indirilmişti.