Uluslararası Türkiye Afganistan İlişkileri Sempozyumu Gerçekleştirildi

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Anadolu Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen Uluslararası Türkiye - Afganistan İlişkileri Sempozyumu Eskişehir’de gerçekleştirildi.

TİKA ve Anadolu Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen Uluslararası Türkiye - Afganistan İlişkileri Sempozyumu Eskişehir’de düzenlendi. Afganistan’dan ve Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden Eskişehir’e gelen ellinin üzerinde bilim adamı ve uzman birbirlerinden farklı sahalarda çeşitli bildiriler sundular. Tarihî bir derinlik ve perspektifle Türkiye ile Afganistan ilişkilerine tahsis edilmiş bildiriler vasıtası ile iki ülke ilişkileri ile ilgili ciddi bir farkındalık yaratıldı.  

Sempozyum açılış programı, Prenses Naciye Doğan, TİKA Başkan Yardımcısı M. Süreyya Er, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Ömer Tarzi'nin katılımı ile gerçekleştirildi. TİKA Başkan Yardımcısı M. Süreyya Er yapmış olduğu açılış konuşmasında TİKA’nın 58 ülkedeki ofisleri aracılığıyla ve 170 ülkeye de ulaşan projelerle çalışmalarını yürüttüğünü ifade etti. Türkiye ile Afganistan arasındaki ilişkilerin derinliğine işaret eden Er, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugünde Afganistan’ın yanında olduğunu kaydederek bunun önemli bir delilinin de TİKA’nın Afganistan’da faaliyet gösteren üç Program Koordinasyon Ofisi olduğunu belirtti. Ayrıca Türkiye- Afganistan ilişkilerinin 18. yy ortalarına, Ahmet Şah Baba zamanına kadar dayandığını ifade eden TİKA Başkan Yardımcısı Er, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı ile değişik alanlarda işbirliklerin olduğunu ve Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren de veterinerlik, tıp mühendislik gibi alanlarda uzmanların Afganistan'a gönderildiğini vurguladı.

Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan ise, iki devlet arasındaki dostluğun çok uzun yıllara dayandığını, bu tarz çalışmaların ülkeleri daha yakından tanıtmasına yardımcı olacağına değindi. Rektör Gündoğan, ülkelerimiz arasındaki güçlü tarihi ve kültürel bağların, zaman zaman adeta kader birliğine dönüştüğünü ve iki milletin yakın zamanlarda bağımsızlık mücadelesi verdiklerini ve bu durumun iki ülkeyi birbirine daha da yakınlaştırdığını ve Afganistan’ın 1919’da bağımsızlığını ilan etmesinin hemen ardından resmi ilişkiler tesis edildiğini belirtti.

Rektör Gündoğan, ayrıca üniversiteleri bünyesindeki Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulduğundan bu yana gönül coğrafyamızı temsil eden akraba topluluklar ve İslam dünyası temsilcileri ile müşterek faaliyet ve programlara önem verdiğini ve sempozyumun ülkelerimizin kardeşlik ve dostluğuna katkı sağlamasını temenni ettiğini ifade etti.

Emanullah Han'ın kızı Prenses Naciye ise konuşmasında babasının askeri eğitimini Türkiye'de aldığını ve birçok askeri ile birlikte Çanakkale Savaşında düşmanlara karşı savaştıklarını ve Çanakkale Şehitliğinde de ’Afgan Mehmetçik’ yazısının görülebileceğini belirtti. Prenses Naciye, 1 Mart 1921’de Afganistan ile Türkiye arasındaki dostluk anlaşması Moskova’da imzalandığını ve böylece iki ülke birbirlerinin bağımsızlıklarını resmi olarak tanıdıklarını ve anlaşmanın ardından askeri, siyasi, diplomatik ve eğitim ilişkilerinin seviyesinin yükseldiğini ifade etti. Prenses Naciye, Türkiye ile Afganistan'ın hiçbir zaman birbirine hasım ülkeler olmadığını, hep dost olduklarını ve birbirlerine yardım ettiklerini ve bu dostluğun daimi olmasını arzuladığını dile getirdi.

Açılış konuşmalarının ardından önde gelen misafirler arasında selamlaşıp iki ülke temsilcilerine hediyeler takdim edildi. İlk oturumda Emanullah Han'ın Kayınpederi ve Etkin Dışişleri Bakanı Mahmud Tarzi'nin torunu Şair ve Edebiyatçı Ömer Tarzi  Mevlana ve dedesi üzerinden tarihsel olarak Türk-Afgan ilişkilerine değindi. Sempozyum yedi oturum ile gerçekleştirilerek toplam 39 bildiri sunuldu. Bildirilerde, tarih, sosyal hayat, idari-hukuki, iktisat, eğitim, sağlık, psikiyatri, edebiyat, tasavvuf, halkbilim ve sanat konularına yer verildi. Kapanış ve değerlendirme konuşmalarında Uluslararası Türkiye - Afganistan İlişkileri Sempozyumunun geleneksel hale getirilmesi yolundaki arzu ve temenniler dile getirildi.