TİKA Arnavutluk'un Kalkınmasına Katkı Sağlıyor

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) 1996'dan beri Arnavutluk'un kalkınmasına katkı için 270'e yakın proje yürüttü.

Arnavutluk'ta 1996'da faaliyet göstermeye başlayan TİKA, hayatın her alanında uyguladığı 270'e yakın projeyle ülkenin kalkınmasına önemli katkılarda bulundu. TİKA Tiran Koordinatörü Prof. Dr. Birol Çetin yaptığı açıklamada, bir koordinasyon kuruluşu olması sebebiyle TİKA'nın iki ülkeyi yakınlaştırarak hem dış politikaya yardımcı olduğunu hem de iki ülke arasındaki samimiyeti artırdığını söyledi.

Arnavutluk'ta neredeyse her alanda projeler hayata geçirdiklerini hatırlatan Çetin, ağırlıklı olarak eğitim ve tarım projeleri yürüttüklerini, hedeflerinin daha fazla kişiye istihdam sağlayabilecek alanlarda projeler geliştirmek olduğunu kaydetti. Çetin, TİKA'nın Arnavutluk kurumlarındaki tanınırlığının son derece yüksek olduğunu, özellikle son dönemlerde yaptıkları restorasyon çalışmalarıyla bunun halka da yansıdığını ifade etti.

TİKA'nın 2010'da Arnavutluk Kültür Bakanlığı ve İslam Birliği (Diyanet İşleri Başkanlığı) ile tarihi ortak mirasının korunmasına yönelik bir protokol imzaladığını anımsatan Çetin, "Burada çok fazla eserimiz var ama bugün ayakta kalabilenler 20 civarında. Bunların da acilen restorasyona ihtiyacı var. Bu kapsamda 2010-2014 yılları arasında beş caminin restorasyonunu gerçekleştirdik" dedi. Çetin, Preza'daki Kale Camisi, Kruja'daki Murad Bey Camisi, Elbasan'daki Nazire Camisi, Korça'daki İmrahorlu İlyas Bey Camisi ve Berat'taki Kurşunlu Camisi'nin restorasyonlarının tamamlandığını ve Murad Bey Camisi'nin dönemin Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler tarafından 19 Nisan 2014'te, Kale Camisi'nin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 13 Mayıs 2015'te açıldığını hatırlattı.

Berat'taki Hünkar Camisi ve Tekkesi, başkent Tiran'daki Ethem Bey Camisi, Berat'taki Bekarlar Camisi ve Vlore'deki Muradiye Camisi'nde proje çizim çalışmalarının tamamlandığını aktaran Çetin, restorasyon uygulama çalışmalarının başlaması için hazırlıkların sürdüğünü kaydetti. Çetin, ayrıca UNESCO'nun dünya mirası listesinde de yer alan Gjirokastra (Ergiri) şehrinin üç boyutlu rölöve çalışmalarının ekim ayında tamamlanacağını ve gelecek yıl başında uygulamaya geçileceğini belirtti.

Ergiri'deki çalışmalar kapsamında Hasan Tahsin Medresesi, Pazar Camisi ve kale içindeki Sancaktar Baba ve Kaplan Baba türbelerinin tadilatının yapılacağını bildiren Çetin, ayrıca bu yıl içinde İşkodra'daki Kurşunlu Camisi'ne dair çizim çalışmalarının da tamamlanmasının planlandığını kaydetti. TİKA Tiran Koordinatörü Çetin, bu eserlerinin yeniden hayata kazandırılmasının da halk tarafından büyük bir sevinçle karşılandığını söyledi ve Türkiye'den getirilen uzman ekipler ve Arnavutluk Tarih Enstitüsü ile çalışarak yapılan restorasyonların büyük bir hassasiyetle, orijinaline uygun olarak yürütüldüğünü ifade etti.

Öncelik hala ayakta olanları kurtarmak

Komünist dönemde birçok tarihi eserin yıkıldığı Arnavutluk'taki önceliklerinin hala ayakta olanları kurtarmak olduğunu belirten Çetin, şunları kaydetti:

"İşkodra, Berat ve Akçahisar kalelerinin içinde tarihi camilerimiz var. Bunların sadece temelleri kalmış. Önce ayakta kalmış olanları onarmaya çalışıyoruz çünkü onları restore etmezsek onlar da yıkılacak. Bunları bitirdikten sonra da yıkılmış cami ve ortak tarihi eserlerimizi restore etmeyi ve yeniden inşa etmeyi hedefliyoruz. Onları göz ardı etmiş değiliz, programlarımızda var."

Birol Çetin, hedeflerinin her açıdan Arnavutluk'un kalkınmasına yardım etmek olduğunu söyledi. Çetin, "Türkiye'nin tecrübelerini buraya aktarmak istiyoruz. Arnavutluk tarafından da talep var. Özellikle polislerin, doktorların, hakim adaylarının ve Sayıştay üyelerinin eğitimi noktasında yıllardır devam eden projelerimiz var. Bunları devam ettireceğiz çünkü çok fazla talep var ve bunun karşılığını da görmeye başladık. Yapmış olduğumuz faaliyetler iki ülkenin siyasi ve ekonomik ilişkileri dahil her türlü ilişkilerini olumlu etkiliyor" şeklinde konuştu.

Arnavutluk'u "farklı bir ülke" olarak görmediklerini vurgulayan Çetin, iki toplumun akraba olduğunu ve bu nedenle de imkan olduğu kadar Arnavutluk'a yardım etmeye çalıştıklarını ifade etti. Çetin, çoğu zaman talepleri karşılamak için bütçenin üzerine çıktıklarını aktararak, neredeyse tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla projeler geliştirdiklerini, ihtiyaç duyulan her konuda kapılarının açık olduğunu sözlerine ekledi.