Somali'de Çözümün Adı: TİKA

Somali'de Çözümün Adı: TİKA

Türkiye’nin Siyasi Olarak Bölgede Yaşananlara Sahip Çıkması Umut Verici
Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi (UHİM), “Somali Açlık ve Kuraklık Raporu” nu yayınladı. UHİM heyetinin Somali’de-Kenya sınırındaki Dadaab kampında ve Mogadişu’da yaptığı incelemeler sonucunda hazırlanan rapor düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı.

Toplantıda, Türkiye’nin bölgede yaşananlara siyasi olarak sahip çıkmasının önemi vurgulanırken, İslam İşbirliği Teşkilatı daha aktif hale gelmesi gerektiği belirtildi.

Raporda, kamplarda organ ticaretinin yapıldığı, insanlar üzerinde tehlikeli deneylerde kobay olarak kullanıldığı ve BM’nin yapılanlara göz yumduğu iddiası kuvvetlendiği ifadeleri yer alıyordu.

Sosyal ve Ekonomik Gelişme İçin TİKA’nın Bölgedeki Çalışmaları Desteklenmeli
’’Bugün Somali’de yaşanan sorunların temelinde, ülkede 20 yıldır süren iç savaş nedeniyle devam eden siyasi istikrarsızlık var. Birçok köklü medeniyete ev sahipliği yapmış Somali; dinamik ve genç nüfusu, jeopolitik ve jeostatejik önemi ve zengin yer altı kaynakları nedeniyle çeşitli müdahalelere maruz kalmaktadır. Ülkenin istikrara kavuşması ve diğer Afrika toplumlarına örnek olması engellenmektedir’’ ifadeleri raporda yer alıyordu.

UHİM’nin çalışmalarındaki bir diğer dikkat çekici başlık ise küresel ekonomi politikalarının ülke ekonomisi üzerindeki etkisiydi.
’’1980’li yılların başından itibaren Somali’de etkili olmaya başlayan küresel finans kurumlarının ekonomi politikaları ve yaptırımları, Somali ekonomisinin çöküşünü hızlandırmıştır. Üretimi kısıtlanmış, ithal ürünlerle tarım durma noktasına gelmiştir. 10 milyon hektar verimli tarım arazisine sahip olmasına rağmen, ülkede arazilerin çoğu bugün Avrupa’nın tarım şirketlerine kiralanmış, ağaçlarının önemli bir kısmı da kömür üretimi için yine Batılı firmalarca kesilmiştir.” açıklamasının yer aldığı raporda, Somali ekonomisinin profili çizildi.

Afrika’nın en büyük kıyı şeridine sahip olan Somali’de balıkçılık ve deniz ticaretinin de çeşitli manipülasyonlarla engellendiği, dünyanın en lezzetli ve paha biçilemez balık çeşitliliğine sahip olmasına rağmen balıkların Uzak Doğulular tarafından, balık yumurtalarının ise Batılılar yağmalandığı belirtildi.

Somali Profili
Raporda, Somali’nin balıkçılığa, liman işletmeciliğine ve turizme uygun olan kıyılarının bugün uluslararası şirketlerin nükleer atık deposu olarak kullanıldığı, son yıllarda Somali kıyılarında görülmekte olan korsanlık faaliyetlerinin buradaki kaos ortamı ve denetimsizliğin sürmesine zemin hazırladığı ifade edildi.

Bilinçsiz ve bağımlı gençlerin sayısının her geçen gün arttığı Somali’de “Yakın geçmişe kadar ülkenin, Afrika kıtasındaki eğitim merkezlerinden biri olduğu fakat bugün eğitim çağındaki 3 milyon çocuğun ve gencin yaklaşık yüzde 80’inin eğitim alamadığı” kaydedildi.

Raporda, ölümlerin istatistik bir bilgi olmaktan öteye geçemediği Somali’de, yiyecek yemek bulamayan insanların silah sahibi olması da dikkat çeken konulardan bir diğeriydi.

Dadaab kampının açık bir laboratuar gibi çalıştığının ifade edildiği raporda “Organ ticaretinin yapıldığı, insanlar üzerinde tehlikeli deneylerin uygulandığı ve Birleşmiş Milletlerin (BM) yapılanlara göz yumduğu iddiası giderek kuvvetlenmektedir’’ cümlesi de yer aldı.

Somali’de Çözüm İçin Türkiye
İç savaştan güvenliğe, ekonomiden sağlığa saha çalışmalarının ve gözlemlerin yapılması ile hazırlanan raporda Somali’de yaşanan sorunların çözümü için de çözüm önerileri vardı.

Devlet yapısındaki eğilimlere ve iç savaşın bitmesiyle oluşturulacak siyasal istikrara öncelik verilmesini söyleyen raporda Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA)’nın çalışmalarına da dikkat çekildi.

Somali açlık ve kuraklık raporunda, sosyal ve ekonomik gelişme için TİKA’nın faaliyetlerinin arttırılması gerektiği ifade edildi.
İslam İşbirliği Teşkilatı’nın ve Birleşmiş Milletler’in TİKA’ya destek olması ve fon ayırması gerektiği vurgulanırken, UHİM raporlarında da Somali’de çözüme giden yolda Türkiye’nin çalışmaları ve TİKA vardı.