Namibya’da Tsumkwe Bölgesi San Toplulukları Kırsal Kalkınma Programı Devam Ediyor

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Namibya’nın Otjozondjupa Bölgesi Tsumkwe Şehri etrafında Tsumkwe Bölgesi’nde yaşayan Sanlara yönelik tasarlanan Tsumkwe Bölgesi San Toplulukları Kırsal Kalkınma Programı devam ediyor.

TİKA tarafından, Namibya’nın Otjozondjupa Bölgesi Tsumkwe Şehri etrafında Tsumkwe Bölgesi San Toplulukları Kırsal Kalkınma Programı tasarlandı. Söz konusu programın üç etabı bulunmakta olup; bunlar, Sanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik insani yardım malzemeleri dağıtılması, Göçü engellemeye ve kırsal kalkınmaya yönelik gelir getirici projelerin geliştirilmesi ve uzun vadeli alt yapı projelerinin gerçekleştirilmesinden oluşuyor.

Programın ilk aşaması kapsamında, Tsumkwe’de bulunan Nama Pan,  Gam, Dobe ve Elephant Song isimli dört kampta insani yardım malzemeleri 2016 yılı Nisan ayı içerisinde dağıtıldı.  Programın ikinci aşaması kapsamında; aynı kamplara, at ve eşek ile taşımacılık yapılabilmesi için gerekli materyaller, kadınların takı yapabilmeleri için gerekli materyaller ve 330 keçi 21 büyükbaş hayvan dağıtıldı. Programın üçüncü aşaması kapsamında ise, 2016 yılından Shamalindi İlkokulu için su kuyusu açılmış, kuyuya eklenen boru hattı ile civardaki yaklaşık 2000 Sanın da su ihtiyacı karşılandı. Ayrıca Mangetti Dune İlkokulu için de yemekhane inşa edilmiş olup; bu mekân aynı zamanda okul olarak da kullanılıyor. Bunlara ek olarak 2017 yılında, Dobe Kampı için iki sınıf ve Elephant Song Kampı Yaşayan Müzesi için de resepsiyon alanı ve ortak kullanım alanı tesis edildi. TİKA Windhoek PKO Koordinatör Yardımcısı Abdulkadir Abukan, Namibya Mahrum Halklardan Sorumlu Bakan Yardımcısı Royal /Ui/o/oo ve Doğu Tsumkwe Sanları Geleneksel Şefi Şef Bobo’nun katıldığı bir törenle yetkililere teslim edildi.

Halen pre-modern yaşam tarzını sürdüren Sanların genel eğitim düzeyi ülkenin kalanından çok daha geride olup; yaşadıkları bölgelerde ya hiç okul bulunmuyor. Söz konusu bölgede eğitim çadırlarda sürüyor. Dobe Kampı’nda daha önce iki çadırda devam eden eğitim, elektrik yokluğundan kaynaklanan ışıklandırma ve ısıtma sıkıntısı nedeni ile özellikle kış aylarında kesintiye uğruyordu. Ayrıca bahar aylarında da çadır içerisine giren yılanlar tehlike yaratıyordu. TİKA tarafından inşa edilen iki sınıf ile bu sıkıntılar giderilmiş; öğrenciler memnuniyetlerini “Mi hui Türkiye” (Teşekkürler Türkiye) diyerek dile getirdiler. İki sınıfın yanı sıra Elephant Song Kampı içerisinde bulunan Hunter’s Yaşayan Müzesi için de resepsiyon alanı ve ortak kullanım alanı tesis edildi. Daha önce boş bir alanda bulunan müzenin alt yapısı geliştirilmiş olup, buna bağlı olarak gelir kapasitesinin artması bekleniyor.

Yaşayan müze konsepti, tarihsel olanın yaşatılarak/yaşanılarak öğrenilmesini ve yeni kuşaklara aktarılmasını hedefleyen bir yapı olma özelliğini taşıyor. Her ne kadar yerleşik medeniyetlerin geçmiş yaşam tarzlarını aksettiren yaşayan müzeler mevcut olsa da, bu tarz müzeler özellikle göçebe yaşam tarzını son dönemlere dek sürdürmüş ve buna bağlı olarak klasik müzelerde sergilenecek tarzda kalıcı eserler bırakmamış olan San Halkları gibi toplulukların kadim yaşantılarının aktarımı açısından büyük önem taşıyorlar. Ayrıca bu konsept, kültürleri-yaşam tarzları modern insanların ilgisini çeken bu halklar için önemli de bir gelir kaynağı olma özelliği de taşıyor.