Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ata Yadigarı Eserlere Sahip Çıkıyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “TİKA başta olmak üzere, Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Kuzey Afrika'dan Kafkasya'ya kadar geniş bir alanda ata yadigarı eserlere sahip çıkıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığının ev sahipliğinde, Lütfü Kırdar Kongre Merkezi'nde 28 yıl sonra üçüncüsü gerçekleştirilen Milli Kültür Şurasında yaptığı konuşmasında, üç gün sürecek toplantılar sonunda yayınlanacak şura sonuç raporunun kültür ve sanat politikalarının geleceğine ışık tutmasını, yeni bir kültür hamlesine vesile olmasını temenni ettiğini söyledi.

"Kültürün her alanında birikimimizi sahiplenecek, değerlerimizi yaşatacak çalışmaları ön plana çıkarmalı ve desteklemeliyiz"

Bütün bunlarla beraber özellikle üzerinde durmak istediğim konu, Yunus Emre Kültür Merkezlerini, TİKA'nın kalkınma yardımlarında, Maarif Vakfımızın eğitimde yaptığı işi, kültürümüzün, dilimizin, sanatımızın dünyaya tanıtılması konusunda gerçekleştirilmek üzere kurduk. Diğer taraftan yurt dışındaki kültürel varlıkların korunması hususunda da geçilen 14 yılda önemli mesafeler aldıklarını aktaran Erdoğan, TİKA başta olmak üzere, Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Kuzey Afrika'dan Kafkasya'ya kadar geniş bir alanda ata yadigarı eserlere sahip çıktıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alandaki eserleri onardıklarını, gerekiyorsa yeniden inşa ettiklerini dile getirdi.

Türkiye'nin farklı kültürlerle zenginleşerek gelişmiş, insanlık tarihine damga vurmuş bir medeniyetin mirasçısı olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdadın mimariden musikiye, görsel sanatlardan edebiyata kadar kültürün her alanında çok önemli eserler ortaya koyduğunu anlatarak "Bu büyük mirasın arkasında muayyen bir varlık tasavvuru ve dünya görüşü yatmaktadır. Buna göre tabiat alemi bize verilmiş bir emanettir. Tabiatı istimal ederek, yani kullanarak, üreterek ortaya koyduğumuz kültür ve sanat ürünleri de insana ve onun ahlaki kemale ulaşmasına hizmet etmelidir." diye konuştu.

Erdoğan, bir yanda da kültürü "Ecdattan devralınan mirasın bütünüdür." diye tarif edenlerin olduğuna işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Her kültür tasavvuru, aynı zamanda bir medeniyet tasavvurunun da varlığını zorunlu kılar. Kültürümüz üzerinde kafa yorarken, medeniyetimizin inşası ve ihyası için de çaba sarf etmek zorunda olduğumuzu akılda tutmalıyız. Bu büyük mirasa hakkıyla sahip çıkabilmek için daha fazla çalışmak zorundayız. Burada sorumluluk sadece devlette değildir. Toplum olarak, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, sanat ve kültür insanları olarak el ele vermeli, özellikle de sahip olduğumuz imkanları iyi değerlendirmeliyiz.